Endomerden Haberler

İNSÜLİN POMPASI EĞİTİMLERİ

yaz döneminde de devam ediyor

RAMAZANDA NELERE

DİKKAT EDİLMELİ

ENDOMER'DE

23 NİSAN COŞKUSU....

GEREKSİZ ENDİŞE

HAYATIMIZDAN

ZAMAN ÇALAR

İNSÜLİN POMPASI EĞİTİMLERİ  yaz döneminde de devam ediyor...

ENDOMER, Diyabetes Mellitüsün tedavisinde insülin yönetimini sağlayan bir cihaz olan “İnsülin Pompası” hasta ve aile eğitim - bilgilendirme toplantılarına yaz döneminde de devam ediyor. Pediatrik kullanımda son derece ideal bir yöntem olan İnsülin pompaları, gerekleri yerine getirildiğinde Tip 1 Diyabet hastalarına büyük kolaylıklar sağlıyor.

 

İnsülin pompası eğitimlerinde doktor, hemşire, diyetisyen ve pompa eğitim uzmanı ile Tip 1 diyabet tedavisinde iyi bir alternatif olan İnsülin pompası kullanımı, ve oryantasyon sürecine yönelik tüm bilgiler, eğitim programı çerçevesinde hasta ve ailelerine uygulamalı olarak veriliyor. Eğitimlerde Tip 1 Diyabetin belirtileri, nasıl ortaya çıktığı, tedavi süreci, tedavi sürecinde insülin pompasının yeri ve önemi, gündelik yaşamda pompa kullanımı gibi konularla, karbonhidrat sayımı, sağlıklı beslenme önerileri gibi konular anlatılıyor.

Ramazan'da nelere dikkat edilmeli? Diyetisyenimiz Zeynep SUBAŞI'ından Ramazan'da beslenme önerileri...

·         Sahur da gün boyunca tok tutacak yiyeceklerden yenilmelidir. Yumurta bunların başında gelmektedir. Bunun yanında peynir, tam buğday ekmeği, ceviz, yoğurt, makarna ve bulgur da tok tutacak olan besinlerdir.

 

·         İftarda menü planlamasını iyi yapılmalıdır. Başlangıç için kahvaltılıklar ve hurma yerinde bir karar olacaktır. Daha sonrasında 1 kase çorba, çorbadan sonra 30 dakikalık bir ara verilmelidir. Sonrasında ise ızgara et veya tavuk, kıymalı veya etli sebze yemekleri, hatta fırında veya buğulama balık gibi hafif yemek tercihleriyle devam edilmelidir.

 

·         Sıcak havalarda kişilerin su ihtiyaçları daha çok artar. Bu nedenle sahurda en az 1 lt, iftar ve sonrasında ise 1.5-2 lt su içmeye özen gösterilmelidir.

 

·         Son olarak tatlı tüketimine dikkat edilmelidir. Şerbetli ve hamurlu tatlıların yerine küçük bir parça güllaç veya 1 porsiyon sütlü tatlı tüketilebilir. Ancak düşük kalorili tatlılarda olsa her gün tatlı yemekten kaçınılmalıdır.

 

Dyt. Zeynep SUBAŞI

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını Endomer ailesi olarak hastalarımızla birlikte kutladık...

Atatürk'ün 94 yıl önce tüm çocuklara armağan ettiği bu güzel bayramı, biz de Endomer ailesi olarak hastalarımıza verdiğimiz hediyelerle kutladık.

Psikolog / Aile Danışmanı ŞULE ŞAHİN yönetiminde psikolojik ve kişisel gelişimimize dair yol haritaları. Haftanın konusu; "GEREKSİZ ENDİŞE HAYATIMIZDAN ZAMAN ÇALAR"

 

Endomer bünyesinde Psikolog / Aile Danışmanı ŞULE ŞAHİN yönetiminde psikolojik ve kişisel gelişimimize dair yol haritaları…

 

Bu Haftanın Konusu: GEREKSİZ ENDİŞE HAYATIMIZDAN ZAMAN ÇALAR

 

Kaygı ve Endişeler Bizi Tüketmeden…

 

Kaygı ve endişe insanları negatif tutum ve davranışlara sürükleyip hayatını çekilmez hale getiren en önemli duygu durumlarından bir tanesidir.  Geleceğe dair güveninin kaybolduğu, belirsizlikler ve sorunlar nedeniyle yarının ne olacağının bilinmediği durumlarda en üst seviyelere çıkar.

 

Aslında insan organizması kendi güvenliğini tehlikeye düşüren ve o zamana kadar rastlamadığı her türlü duygu, tutum ve olaya karşı savunma mekanizması olarak bir kaygı ve endişe geliştirebilir. Ancak bu; durumun sanıldığı gibi tehlikeli olmadığının anlaşılması üzerine azalır veya kaybolur. Durumun tehlike yaratmadığının görülmesine rağmen devam eden kaygı ve endişe periyotları ise kişinin fırtınalı bir denizin ortasında umarsızca sürüklenmesine sebep olur.

Çoğu zaman kaygılı ebeveynlerin çocuklarında da yoğun kaygı ve endişe durumları görülürken, bazı zamanlarda da yaşamın bir yerinde kişinin yaşadığı ağır bir stres ve travma buna neden olabilir. Kişi bir daha hiç eskisi kadar kendini rahat ve huzurlu hissedemez. Devamlı kötü şeyler olacakmış, kendisinin veya sevdiklerinin başına kötü şeyler gelecekmiş gibi bir ruh hali ile yaşamaya başlar. Bu durum bazen öylesine çekilmez bir hal alır ki, kişi sanki boğazı sıkılıyormuş, nefes alamıyormuş, her şey üstüne üstüne geliyormuş ve devamlı yüreği daralıyormuş gibi hissetmeye başlar. Çaresizce çırpınır, çırpındıkça daha çok endişelenir ve daha yoğun bir kaygı denizinin içine batmaya başlar.

 

İşte tam da bu noktada, eğer işler daha da kötüleşmeye başladıysa psikolojik destek çok iyi gelebilir ve doludizgin giden bu gidişe bir DUR! diyebilir.

 

Gereksiz endişe duymanın hayatımızda boşuna yer kapladığını ve aslında bunların çoğunu bizim düşünce yapımızın ürettiğini aldığı psikolojik destekle gören birey, bir süre sonra kendini daha rahat ve özgür hissetmeye başlayarak bu sorunlardan uzaklaştığını görür.

 

Gereksiz yere endişeleri beslemek hayatımızdan çaldığımız zamandır, hiçbir şeyi değiştirmediği gibi hayat enerjimizi çalar.

RANDEVU İÇİN

0 312  441 66 00

SİTE HARİTASI

Ziyaretçi Sayımız: